Sarılma, yalnız hissetmeyi azaltır!

20.01.2026 - 16:07, Güncelleme: 20.01.2026 - 16:07 18 kez okundu.
 

Sarılma, yalnız hissetmeyi azaltır!

Klinik Psikolog İpek Erol, 21 Ocak Dünya Sarılma Günü dolayısıyla, sarılmanın nörobiyolojik etkileri hakkında bilgi verdi. Psikolog Erol, sarılmanın nörobiyolojik açıdan güven ve sakinlik hissi yarattığını belirterek, “Sağlıklı sarılma için rıza ve sınırlar şarttır; aksi halde stres sistemi devreye girer” dedi.İSTANBUL (İGFA) - Klinik Psikolog İpek Erol, sarılmanın insan bedenine “güvendesin” mesajı veren temel uyaranlardan biri olduğunu söyledi. Sarılma sırasında beyinde özellikle oksitosin salgısının arttığını ve stres hormonu kortizolün düştüğünü aktaran Erol, bunun kişinin daha sakin, bağlı ve regüle hissetmesini sağladığını belirtti. “Kalp atışları yavaşlar, nefes derinleşir, kas gerginliği azalır. Sarılma, bedeni biyolojik olarak ‘alarm modundan’ çıkarır” dedi. Erol, sarılmanın parasempatik sinir sistemini aktive ederek, bedenin dinlenme ve onarım moduna geçmesine yardımcı olduğunu söyledi. “Günlük yaşamda sürekli tetikte olan sinir sistemi, sarılma yoluyla kısa süreli de olsa gevşeme fırsatı bulur. Bu yüzden sarıldıktan sonra birçok kişi kendini daha iyi hisseder” diye ekledi. Yalnızlığın yalnızca duygusal değil, nörobiyolojik bir tehdit algısı da oluşturduğunu belirten Erol, sarılmanın beynin sosyal güvenlik sinyallerini yeniden aktifleştirdiğini ve duygusal zorlanma dönemlerinde sözel destekten bile hızlı yatıştırıcı etki gösterebileceğini vurguladı. Klinik Psikolog İpek Erol, çocuklarda güvenli ve tutarlı fiziksel temasın sinir sistemi gelişimi açısından kritik olduğunu ifade ederek, “Sarılma, çocuk beyninde duygu düzenleme yollarının gelişmesini destekler. Ancak istenmeyen veya sınır ihlali içeren temas, tam tersine stres sistemini aktive eder” dedi. Sağlıklı sarılmanın temel ilkeleri hakkında da bilgi veren Erol, “Rıza, zamanlama ve güven ilişkisi belirleyicidir. ‘Sarılabilir miyim?’ gibi basit bir soru çocuklara bedenine saygıyı öğretir. Sarılmak istemeyen çocuk için el tutma, yanına oturma veya göz teması gibi alternatifler sunulabilir. Sarılmak her bireyde aynı etkiyi yaratmaz; etkili ve yatıştırıcı olabilmesi için kişinin kendini güvende hissetmesi gerekir.” diye konuştu.

Klinik Psikolog İpek Erol, 21 Ocak Dünya Sarılma Günü dolayısıyla, sarılmanın nörobiyolojik etkileri hakkında bilgi verdi. Psikolog Erol, sarılmanın nörobiyolojik açıdan güven ve sakinlik hissi yarattığını belirterek, “Sağlıklı sarılma için rıza ve sınırlar şarttır; aksi halde stres sistemi devreye girer” dedi.

İSTANBUL (İGFA) - Klinik Psikolog İpek Erol, sarılmanın insan bedenine “güvendesin” mesajı veren temel uyaranlardan biri olduğunu söyledi.

Sarılma sırasında beyinde özellikle oksitosin salgısının arttığını ve stres hormonu kortizolün düştüğünü aktaran Erol, bunun kişinin daha sakin, bağlı ve regüle hissetmesini sağladığını belirtti. “Kalp atışları yavaşlar, nefes derinleşir, kas gerginliği azalır. Sarılma, bedeni biyolojik olarak ‘alarm modundan’ çıkarır” dedi. Erol, sarılmanın parasempatik sinir sistemini aktive ederek, bedenin dinlenme ve onarım moduna geçmesine yardımcı olduğunu söyledi. “Günlük yaşamda sürekli tetikte olan sinir sistemi, sarılma yoluyla kısa süreli de olsa gevşeme fırsatı bulur. Bu yüzden sarıldıktan sonra birçok kişi kendini daha iyi hisseder” diye ekledi.

Yalnızlığın yalnızca duygusal değil, nörobiyolojik bir tehdit algısı da oluşturduğunu belirten Erol, sarılmanın beynin sosyal güvenlik sinyallerini yeniden aktifleştirdiğini ve duygusal zorlanma dönemlerinde sözel destekten bile hızlı yatıştırıcı etki gösterebileceğini vurguladı.

Klinik Psikolog İpek Erol, çocuklarda güvenli ve tutarlı fiziksel temasın sinir sistemi gelişimi açısından kritik olduğunu ifade ederek, “Sarılma, çocuk beyninde duygu düzenleme yollarının gelişmesini destekler. Ancak istenmeyen veya sınır ihlali içeren temas, tam tersine stres sistemini aktive eder” dedi. Sağlıklı sarılmanın temel ilkeleri hakkında da bilgi veren Erol, “Rıza, zamanlama ve güven ilişkisi belirleyicidir. ‘Sarılabilir miyim?’ gibi basit bir soru çocuklara bedenine saygıyı öğretir. Sarılmak istemeyen çocuk için el tutma, yanına oturma veya göz teması gibi alternatifler sunulabilir. Sarılmak her bireyde aynı etkiyi yaratmaz; etkili ve yatıştırıcı olabilmesi için kişinin kendini güvende hissetmesi gerekir.” diye konuştu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberunye.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
avcılar escort
avcılar escort
xslot giriş trbet giriş tarafbet giriş orisbet giriş betturkey giriş betpublic giriş bahiscom giriş betebet giriş betlike giriş mariobet giriş betist giriş 1xbet giriş trendbet giriş istanbulbahis giriş zbahis giriş royalbet giriş betwild giriş alobet giriş aspercasino giriş trwin giriş betonred giriş bizbet giriş