Fındığın tepesinde kılıçlar çekildi!

İstanbul ile Karadeniz Fındık Mamulleri İhracatçıları Birliği ile Türkiye Ziraat odaları Birliği arasında rekolte tartışması karşılıklı suçlamaya dönüşmesi sonrasında işin ucu yargıya doğru uzanmaya başladı.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, “Biz işimizi yapıyoruz ve çiftçinin yanında mücadelemizi veriyoruz. Çiftçinin haklarını korumaya çalışıyoruz. Herkes istediği yere gidip şikayette bulunabilir” dedi.

Amerika'da yapılan kongrede Türkiye'de 2019 sezonu fındık rekoltesinin 815 bin ton açıklanmasına Ziraat Odaları Birliği, "Üretici aleyhine kasıtlı ve yanıltıcı açıklama" değerlendirmesinde bulundu. Buna tepki gösteren  İstanbul ile Karadeniz Fındık Mamulleri İhracatçıları Birliği kamuoyuna duyuru yayınladı.

Çok ağır ifadeler! Duyuruda Ziraat Odaları hedef alınarak yöneticilere "Hadsiz, kifayetsiz, muhteris cahil kişiler" ifadeleri kullanılmış, bunların uyduruk unvanlarla üretici sırtından maaş aldıkları ifade edilmişti.

Bu iş mahkemede biter! Ziraat Odaları yöneticilerini akıl, izne ve dünya gerçeklerinden kopuk kişiler olduğu ifade edilen duyuruda "Kendileri ile yargı huzurunda hesaplaşacağız." denildi.

 

 TZOB Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, İstanbul ile Karadeniz Fındık Mamulleri İhracatçıları Birliği’nden yazılı olarak yapılan açıklamaya tepki gösterdi.

‘Fındık İhracatçı Birliklerinden Kamuoyuna Duyuru’ başlığı altında ziraat odalarını eleştiren ihracatçılara cevap veren Soydan, “Ziraat odaları fındığın veya diğer tarım ürünlerinde hem fiyat konusunda hem üretim konusunda alanlarda yer almaktadır. Ziraat odaları sadece fiyatlarla ilgileniyor denilerek veya yüksek rekolteye karşı çıkıyor demek doğru değil. Biz ziraat odaları olarak yüksek rekolte olmasına karşı değiliz. Biz bunu kabul etmiyoruz” diye konuştu.

Açıklama ile bizlere haksızlık yapıldı 

Amerika’da açıklanan 850 bin ton civarındaki Türkiye fındık rekoltesinin gerçeği yansıtmadığını düşündüklerini belirten Soydan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz erken açıklanan rekoltelerin doğru olmayacağını söylüyoruz. Biz rekolte çalışmalarının zamanında yapılması gerektiğini ifade ediyoruz. Bu az olabilir, çok olabilir. Biz bu ülkede üreticinin kazanması tarafında olan insanlarız. Üretici kazanırsa; manavımız, ihracatçımız ve sanayicimiz de kazanacak. Biz bunun mücadelesini veriyoruz. Bu tür açıklamalar çiftçinin yanında olan bizlere yapılan biz haksızlıktır. Bu açıklamayı talihsiz bir açıklama olarak görüyoruz.”

Yargıya gitmek isteyen buyursun gitsin...

 

 ‘Uyduruk unvanlar ile üretici sırtından maaş alma’ ifadelerine de tepki gösteren Arslan Soydan, “Bu açıklamalar hiçbir kurum yetkilisine yakışmaz. Bunlar doğru açıklamalar değildir. Ben bu açıklamaları etkin ve önemli kurumların açıklaması olarak görmek istemiyorum. Üreticinin hakkını savunmak, doğru şeyleri söylemek mahkemeye verilecek anlamına gelmez. Biz işimizi yapıyoruz ve çiftçinin yanında mücadelemizi veriyoruz. Çiftçinin haklarını korumaya çalışıyoruz. Herkes istediği yere gidip şikayette bulunabilir. Biz ihracatçımızı, sanayicimizi, manavlarımızı asla dışlamıyoruz” ifadelerinde bulundu.