Efsane Kaptan son yolculuğuna uğurlandı
Terminallerde ücretsiz internet dönemi başladı
Tehdit mi Ediyor !!!
Ünyelilerin Dediği Oluyor !!!
Yaşar Karaduman / Ünye Kent Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Şükran’ın Hikayesi
Email: yasar.karaduman@gmail.com



 

 

Her insanın yaşamında iz bırakan kişiler ve olaylar olduğu gibi onun da vardı. Bunlar, başta annesi, babası, kardeşleri, mahallesi, mahallenin insanları, kedileri, köpekleri, komşuları, okul arkadaşları ve sevgilileri.
Gençliğinde ayran gönüllü biriydi, sevgiyi, sevgilileri, seveni sevmeyeni birbirine karıştırıp arap saçına çevirdiği için onun hikayesi biraz fazlaydı..
En büyük sevdası Süheyla, en üzüldüğü Şükran’dı.
Şükran çok güzel, çok sevgili, harika bir kızdı, insan onun gözlerine bakamazdı, yemyeşildi. Gönlüne herkesi sığdırmaya kalkınca her şeyi birbirine karıştırdı.
 
Geri Dönemedi
Bir gün çok çok uzaklara gitti, uzun zaman dönmedi onun dönüşünü bekleyenler beklemekten yoruldular ve döneceğime dair ümitleri tükendi ve onlar da gittiler.. Kader herkesi bir tarafa savurdu.
Sonra gün geldi çoğu geri geldi. Kimi emekli oldu döndü, kimi hasta oldu geldi, kimi öldü cenazesi döndü, kimi ayrıldı geldi kimi özledi geldi..
Bir ömür kadar uzun yıllar geçmişti. Yeniden buraya alışmakta zorlandılar, mentalite değişmiş, generasyon değişmiş, humor değişmiş, insanlar değişmiş, şehir değişmişti.
Sokak aralarında kaybolan çocukluk yıllarını, anılarını aradı.
Bir akşam Ortaçarşı’da bir ses arkasından “ben geldim” deyince, düşmemek için caminin duvarına tutundu, kırk yıl sonra Süheyla’da  gelmişti. Yine Ortaçarşı’da arkasından biri çekti “beni tanıdın mı” dedi
Nasıl tanımazdı “Gül”dü bu çocukluk şiirlerini yazdığı gülü idi
Utanmasa ellerini tutup ağlayacaktı. Şükran’da çıktı geldi birgün.. .
 
Sevgi denen sihir
Siz Şükranı çocukluğunda ve genç kızlığında görecektiniz ne kadar güzel, ne kadar düzgün, ne kadar saygılı ve sevgili bir kızdı,  bayılırdınız Şükran’a.. Portakal Şükran denmesine hiç kızmazdı hatta mutlu olurdu, (r) leri söyleyemezdi, onu konuşturmak için sorardı
-“Kız senin adın ne “  
-Şükyan. 
-Hangi Şükran
-Poytakal Şükyan,
-Kız senin portakal yanaklarını ısırırım  
-Isııııy derdi.
İnsan sevmek, insan sevgisi, sevgi müthiş bir şeydi..
Yıllar sonra bir sene Norveç’ten izine gelmişti, bir akşam bir kız geldi eve uzun boylu, sarı uzun saçlı yemyeşil gözleri ve kırmızı yanakları ile.
Çok saygılı bir şekilde hoş geldiniz dedi sonra onu yanaklarından öptü  ve  zarif bir şekilde hafifçe dizlerini bükerek:
-Ben Şükyan, Poytakal Şükyan dedi. O akşam eşi kıskançlıktan dünyayı dar etti ona:
-Bakıyorum portakal mortakal işi götürmüşsün mösyö Yaşar” dedi
Rahmetli bu tür yönleri zayıf biriydi, Tanrı ona her şeyi vermiş ama sevgi vermemişti, hayatında hiçbir insanı sevmezdi. O’ nu da sevdiğini zannederek evlenmiş kendisine de ona da çocuklara da  bu güzelim dünyayı zindan etmişti.. O, bu sevgisiz insanla otuz yıl geçirdi. Dünyadan ayrıldığı gün onun dünyaya yeniden geldiği gün oldu.
 
Son günleri
Rahmetli taş kadar katı, o da bir tebessüme ömrünün yarısı verecek kadar cömertti. Son günlerinde, yıllar içinde ne kadar yanlış yaptığını, ama artık geç olduğunu, yakalandığı hastalıktan kurtulamayacağını anlamıştı
Bir insanın sonunu beklemesi kadar acı bir şey olamazdı. Hasta yatağında son nefesini verene kadar başında ağladı.. Dünyada onun gözyaşlarını görmek kadar yüreğini hiçbir şey parçalamadı. Onun son günlerindeki yüz ifadesini ve geçmişte çok güzel yaşanması gerekirken zehir edilmiş yıllara duyduğu pişmanlığı söyleyememesini, son nefesinde “beni bırakma” der gibi sıkı sıkı eline sarılması rüyasına girer kan ter içinde uyanırdı. Çoluk çocuğa zehir ettiği yılların hesabını Tanrıya bu dünyaya çok acı bir şekilde veda ederek verdi. Geride bıraktığı eşi ve çocukları onu buna rağmen çok özlediler çok ağladılar.
Artık bu dünyada zamanı dolmuş fakat gitmek istemeyen birinin son nefesinde yanında bulunmak acısını yaşadı. Onu toprağa verene kadar daha bir sürü uğursuzluk yakasını bırakmayacaktı.
Değerli okuyucular bu acı hikayeyi burada kesmek zorundayım. Nereden nerelere atladık ve yine bize ayrılan yerin sonuna geldik esas yazmak istediklerimiz gelecek haftaya kaldı.
Cumaya çok farklı konularla ben yine buradayım.. 

02.02.2011

Yorumlar Toplam Yorum Yapılmış
    Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılmamış
Yazarlarımız
Bugünkü Gazete Manşetleri
Link Bankası
Hava Durumu