Başkan Hazinedar `Fındık İçin Adalet` Yürüyüşüne Katıldı
Fındıkta Olması Gereken Fiyatta İstikrarı Sağlamaktır`
Ünye`de dondurmayla hayatı değişen talihli
Vali Yavuz, Öğrencileri Kabul Etti
Musa Özgür Kıroğlu / Ünye Kent Gazetesi Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Duyduklarım inşallah doğrudur...
Email: musakiroglu@mynet.com



 

Salı günü akşamüstü Atatürk Parkı önünde kaldırımdayken bir otomobil durdu, sürücüsü indi yanıma geldi.
Niksar yoluna döneceklermiş. “Bu yolla Tokat’a rahat gidilir mi, kaç saat sürer?” dedi.
Ben de gidildiğini, üç saat civarında sürdüğünü söyledim.
“Oo çok güzel, Tokat-Akdağmadeni arası da iki saat sürer. Beş saatte varırız” diye mırıldandı içinden.
Arabadaki eşine dönerek; “Reyhan, bu yoldan gidersek gece saat 11’de evdeyiz” müjdesi verdi sanki...
Biraz konuştuk, kim olduklarını anlattı.
Ankara’da oturuyorlarmış. Erzurum’a gitmişler, öğretmen kızlarını ziyaret etmişler. Çıkmışlar Ordu’ya gelmişler. Üniversitede okuyan kızlarını görmüşler.
O sırada haber gelmiş, Yozgat’ın Akdağmadeni’nde yaşayan anneleri rahatsızlanmış.
Bir an önce ulaşabilmek için yola çıkmışlar. Haritaya bakmışlar, en kısa yolun Ünye’den Tokat’a geçen yol olduğunu görmüşler.
Bu nedenle de bana yolun durumunu sormuşlar.
Teşekkür etti, arabasına bindi. Kafayı döndürdüler, Akkuş-Niksar Caddesi’ne girdiler, basıp gittiler.
O anda aklıma geldi. Üç saat önce Beylerce Köyü’nde bulunan kadim dostum Abdulkadir Doğan’la telefonla görüşmüştüm.
Konuşmamızın sonunda Abdulkadir, köyde çok sis olduğunu, göz gözü görmediğini söylemişti.
“Aman yarabbi, ben ne yaptım… Beylerce böylesine sisli olduğuna göre Akkuş yolu daha da sislidir. Dumantepe geçilmez… Ya bu insanların başına bir iş gelirse…” diyerek panikledim.
Kaldırımın kenarına park ettiğim arabama atladım, düştüm peşlerine…
Neyse ki çok yol almamışlar, Sanayi Sitesi civarında önlerini kestim, işaret verip durdurdum.
Bu hareketim karşısında korktular, tedirgin oldukları her hallerinden belliydi.
Durumu anlattım. Yolun tehlikeli olabileceğini söyledim.
“Ne yapalım, ne tavsiye edersiniz?” diye sordular.
“Durun, Akkuş’tan bir arkadaşın bende kayıtlı numarası var. Arayıp sorayım” dedim.
Akkuşlu Uğur’u aradım. Akkuş dışındaymış, ama; “Ben arayıp öğreneyim, sana döneyim” dedi.
Uğur iki dakikaya kalmadı, döndü. Yollar çok sisliymiş, hele geceleri çok tehlikeli olurmuş. “Sakın Akkuş üzerinden gitmesinler” dedi.
Durumu anlattım, Samsun yoluna döndürdüm. Çaresiz, 8-9 saat süreceğini söyledikleri yoldan gittiler.
************** **************
Bu olay üzerine şöyle bir yorum yaptım kafamın içinde.
Ünye’den Tokat’a yol geçiyor; doğru. Yol hattı iç bölgeye açılan en kısa hat; doğru.
Ama yol güzergahı sık sık sis, kar, don, buzlanma gibi tehlikeli durumlara maruz kalıyor; bu da doğru.
Bir yol güzergahı sise, kar yağışına, don ve buzlanmaya ne kadar müsaitse o kadar tehlike arzeder. Bu durum ise Akkuş-Niksar yolunun değişmez gerçeğidir maalesef.
Peki, bu gerçek değiştirilebilir mi? Yoksa mümkünü yok, böyle mi sürmesi gerekiyor hep?
Değişebileceğini ben ta 1990’lı yılların başında görmüştüm.
Cevizdere boyunca yapılacak yeni bir yol güzergahıyla bu mümkün.
Bugünlerde ise çalışmaların bu yönde sürdürüldüğünü duyuyorum.
Duyduklarım inşallah doğrudur.

12.04.2012

Yorumlar Toplam Yorum Yapılmış
    Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılmamış
Yazarlarımız
Bugünkü Gazete Manşetleri
Link Bankası
Hava Durumu