Başbakan Ordu`da
Bendeki Krediniz Sonsuzdur
Başbakan ile Sohbetin Mutluluğunu Yaşıyor
Başkan Yılmaz`dan Teşekkür
M. Ufuk Mistepe / Ünye vizyon Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Sarı Saltuk Aziz Nikola Ve Noel Baba
Email: mistepe@gmail.com



 

Küllenmiş bazı mevzular vardır. Biri külleri karıştırmadıkça gündem oluşturmayan, hattâ ve hattâ unutulan konular! Geçen gün Ünye Lisesi’nden devre arkadaşım Araştırmacı Ahmet KABAYEL beni online mesajla aradı. Küllerin altındaki kor ateşin sönmeden yeniden közlenmesini istiyordu. Belki de haklıydı.. konu ciddiye alınmayacak gibi değildi! Cumhuriyet Gazetesi 28 Aralık 1995 tarihinde konuyu haber yapmıştı ama kimse üzerinde durmamış, rafa kaldırılmıştı. Haber kaynağı da mâteessüf 10 Ekim 2008’de Ankara’da vefat etmişti.
MEBİS – Mezarlık Bilgi Sistemi ile kabrinin Ankara’da olmadığını öğrendim. Divriği doğumlu Mimar Erdoğan VATA’dan bahsediyorum. İnternetten VATA hakkında bilgi edinemedim. Divriği sitelerine mesaj yazıp, konuyu açarak ailesine ulaşmak istediğimi belirttim. Şu ana kadar olumlu bir cevap alamadım!
Aynikola’yı bilmeyenimiz yoktur. Ünye’nin kuzey-batısında Çamlık’tan yaklaşık 1 km ileride gizemli bir yarımada. Üzerinde bir kilise olduğu söylenmekteydi. Ünyeli Ressam Gülay BİRBEN’in evinde sohbet esnasında Hüseyin Ahmet ŞEN Kartpostal Koleksiyonu’ndan sekiz tanesi ortaya çıkınca çok heyecanlanmış ve hemen bu kareleri Hizmet TV Sözlü Tarih Programı’nda 13 Mayıs 2005’te kamuoyuyla paylaşmıştım. Kartpostallardan birinde Aynikola Kilisesi’nin harabe hali fotoğraflanmıştı. Etrafı duvarlarla çevrili ve ortada bir hücre odası görülmekteydi.1
1847 yılında Ünye’ye gelen İgnace Xavier - Morand Hommaire de Hell, ‘Voyage en Turquie et en Perse’ adlı eserinin II. Cild’inde bu konuda şunları bizlere aktarıyordu : “Şehrin kuzey-batısında bulunan Aya-Nikolas Burnu’ndaki gezinti dar bir yoldan geçerek küçük bir odacıkta devam ediyor. Zirvede ise bayram günlerinde oldukça dolu olan bir Rum Kilisesi bulunuyor.”2
Bazı seyyahların ifadesiyle çok eskilere dayandığı söylenen Aya Nikola Kilisesi yerinde durduğu gibi mâsum değildi her halde? Defineciler boşuna o mıntıkayı talan etmemişlerdi! Delik deşik etmişler ve geriye sadece temel taşları ve bazı simgeler barındıran kaya parçaları kalmıştı. Bu Taşınamaz Kültürel Varlığı korumak yerine talan eden zihniyete uyup, bizler de ilgisiz kaldık ve yok edilmesini de tepkisizce kabullendik.
Oysa yapılması gereken, kolları sıvayıp Aynikola’yı tekrar turizme kazandırmak ve orijinalitesine uygun olarak restore edip Mimar Erdoğan VATA’nın söylediklerine kulak vermek! Ne diyor Divriğili Merhum Sayın VATA?
Cumhuriyet Gazetesi’nde 1996 yılında yayımlanan haberde, “Vatikan Kodeksi (Kilise Tapu Kayıtları) ile Bükreş, Götengen ve Heidelberg Üniversiteleri’nde bir araştırma yaptığını belirten VATA, Noel Baba`nın Türk asıllı olduğunu ileri sürmüştür. Mimar Erdoğan VATA`ya göre Noel Baba Oğuz Boyu’ndan Türk bir ailenin oğludur. Ailesinin 4 yaşındayken Hıristiyanlığı seçmesi sebebiyle Sarı Saltuk (Saltık) olan ismi Nicolas olarak değiştirilmiştir. Büyüdüğünde ise keşişliğe başlamış, Çarşamba ile Perşembe arasında bir yere yerleşerek Hıristiyanlığın yayılmasına önemli katkılarda bulunmuştur.”3
Hıristiyanlarca kutsal bir şahsiyet olarak kabul edilen ve bütün dünyada, Noel Baba olarak bilinen Aya Nicolas`ın (Aziz Nikola – Hagia Nikola) ilk Hıristiyanlık döneminde irşat görevini yürüttüğü ve bugünkü kalıntıların kendi kurduğu kiliseye ait olduğu, Aynikola adının da buradan geldiği kuvvetle muhtemel olabilir mi dersiniz?
Buradaki "Çarşamba ile Perşembe İlçeleri arasındaki bir yer" tanımlamasına uyan tek yer, Aynikola olarak bilinen yarımadadır. Aynikola açıklarında "Harman Kaya" adı verilen üstü düz büyük bir deniz altı kayası vardır. Mimar Erdoğan VATA tarafından belgeleriyle ortaya atılan bu iddianın belgelerini bulmak biz araştırmacılara düşmektedir. Sayın KABAYEL de ısrarla bu konuya parmak basıyordu mesajında...
Hagia ve Aya Yunanca “kutsal” anlamına gelir. Kutsal Nikola, bizim Sarı Saltık olabilir miydi? Hacı Bektaş Vilayetnâmesi’nde ve Evliya Çelebi’nin “Seyahatname” adlı eserinde Sarı Saltık’a dair bilgiler vardır. Mustafa Necati SEPETÇİOĞLU’nun KİLİT adlı romanı Sarı Hoca’dan bahseder. Alman tarihçi Franz Babinger’in Enc. of Islam için kaleme aldığı “Sarı Saltık Dede” maddesi var; bir de Paul Wittek’in “Yazijioghlu Ali On The Christian Turks of Dobruja” başlıklı makalesi özellikle önemlidir.4 Sarı Saltık’a ilişkin tarihsel olan ne varsa bir nevi Wittek’in bu makalesinde toparlanmaya çalışılmıştır.
“Saltık” kelimesi de önündeki “Sarı” sözcüğü de Türkçe’ye ait görünmezler. Saltuknâme’ye göre Saltık kelimesi Rumca ve Farsça’da “çok kuvvetli er”, “Sarı” ise ona çok sarı ve kızıl olduğu için verilmiş bir lakaptır.5 Kemal YÜCE’nin aktardığına göre ise Saltık sözcüğü dervişlerin giydiği bir tür elbise anlamına geliyordu.
Sarı Saltık savaşçı bir derviş tipidir. Batınî kimliği bir Babaî önderi olmasından bellidir. Sarı Saltık`ın daha önce Hıristiyan (muhtemelen Pavlakî türden) bir din adamı olduğuna işaret eden kanıtlar mevcuttur. Bunlardan biri 16. Yüzyıl’ın önde gelen din bilgini Şeyh’ül İslâm Ebu’s Suud’un (1490 - 1574) bir fetvasıdır. Sultan Süleyman I’in (Kanunî), “Sarı Saltık adıyla bilinen kişi bir seyit midir? Sarı Saltık dedikleri şahıs evliyâullahdan mıdır?” sorusuna Ebu’s Suud’un verdiği yanıt, “O bir Hıristiyan keşiştir, dünyevî yaşamdan uzaklaşmak suretiyle kemikten ibaret bir gövdeye dönüştü” şeklindedir.
O halde araştırmacıların teyakkuz durumuna geçmeleri ve işbirliği yaparak konuyu aydınlığa kavuşturmaları gerekmektedir. Konunun malî portresi vardır. Umarım birileri sponsor olur ve Ünye adına bu iddia belgelerle gerçek haline dönüşüverir!
Tarihî coşku ve perspektiften Ünye’ye sevgilerle.. esen kalınız…
                                                                                                           15 Kasım 2009
                                                                                                                  Ankara
 
KAYNAKÇA :
1 MİSTEPE, M. Ufuk – Ünye Kartpostalları Arşivi http://unyezile.com/unyekartp3.htm
2 XAVIER, Hommaire de Hell – Voyage en Turquie et en Perse, C. II, Paris, 1855, sh. 366 – 369.
3 Cumhuriyet Gazetesi / 28 Aralık 1995 tarihli Haberi.
4 Bulletin of The School of Oriental Studies - BSOS, vol. 14, pp. 639 - 668, 1952)
5 Saltuknâme, Cilt 1, 1988, sh. 19, 45, 67).

11.05.2011

Yorumlar Toplam Yorum Yapılmış
  • NEŞE SANİOĞLU / 01-03-2013 07:44 AZİZ NİKOLA VE NOEL BABA
    Selam ufukçuğum yazınızı büyük bir merakla okudum.ama maalesef insanımız devamlı bugüne önem verdiği için günübirlik yaşıyor dolayısıyla ne var ne yok kırıp döküyor.birara ogüncüğümde birşeyler yapmaya kalktı aya nikola için ama malum bu iş tek başına olmuyor destek görmedi o yüzden işi bırakmadı ama sallantıda uygun ortam bulursa değerlendirecek,verdiğin bilgiler için teşekkürler iyi çalışmalar dilerim sevgiyle kal
Bugünkü Gazete Manşetleri
Link Bankası
Hava Durumu