Fındık Üreticisi Cevizle Kazancını Ikiye Katlayacak
Efirli`ye Müjde
Fatsa`ya Yeni Anaokulu
MHP Ünye İlçe Başkanı Ayyıldız Güven Tazeledi
Ahmet Derya Varilci / Ünye Kent Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
12 Eylül`le Hesaplaşmak
Email: varilci@gmail.com



 

Meğer ne kadar muzdaripmişiz şu 12 Eylül darbecilerinden…
İyi ki ölmemiş Kenan Evren ve Tahsin Şahinka’ya; maazallah ya ölmüş olsalardı, nasıl açılacaktı “12 Eylül” davası?
Dua edelim de ölmesinler. Öyle ya biri 95, diğeri 87 yaşında. Her ikisi de hasta yatağından kalkıp mahkemeye bile gelemeyecek durumda.
Öldükleri anda her şey biter.
Dava yatar.
(Öyle ya, kimi yargılayacağız, onlar ölürse!)
****
Şimdi diyecekler ki “Ne yani, yargılanmasın mı?”
“Yargılansın, yargılanmasına da…” diyecek olsan:
“Bak yıllar sonra Şili’nin darbeci generali Pinochet tüm dünyanın gözü önünde yargılanmadı mı, Kenan Evren niye yargılanmasın ki?” diyecekler.
Kimlerin varmış hesabı darbecilerle?
Evet, darbeciler şimdi yargılanıyor. Meğer ne kadar çok canı yanan varmış bu darbecilerden! Yargılansın aşkıyla yanıp tutuşanlar kimmiş?
1- İşkencenin esamisini görmeyenler,
2- Ağır hükümler altında zindanlarında yatmayanlar,
3- İdam hücrelerinde en güzel yıllarını tüketmeyenler,
4- Ruh ve vücut sağlıklarını 12 Eylül darağaçlarının gölgesinde yitirmemiş olanlar…
Devam edelim kim bu 12 Eylül karşıtı kesilenler?
1- 32 yıl önce darbe şakşakçılığıyla iştigal edenler.
2- Koftiden ifadesi alınıp, birkaç gün “içeride” bekletildikten sonra salıverilenler.
3- O dönemi büyüklerinden dinleyip, bugün yazarlık aşkıyla bu davanın takipçisi olanlar,
4- Bu davanın “intikam duygusuyla” açılmadığını ilan edenler,
4- Darbenin “ne kadar kötü bir şey” olduğunun anlaşılması ve “bir daha darbe yapılmasın!” temennisiyle bu davanın açıldığını söyleyenler…
Bugün12 Eylül yargıcı kesilmişler.
32 yıl geçtikten sonra…
Gelin bu teraneyi 17 yaşında idam edilen Erdal Eren’in ailesine anlatın.
Tıpkı Sivas Davasında ciğeri yananların verdiğine benzer bir cevap verecektir.
Neden açıldı bu dava?
“İhtilal ahlaki bulunmayabilir ama yargılanamaz.” diyor, 12 Eylül darbecileri. “Çünkü biz kurucu gücüz!” diye savunma yapıyorlar. Netekim haklılar.
Çünkü bu darbecilerin yaptığı “Darbe Anayasası” halen yürürlükte…
(Unutmayalım; %42 “Hayır” oyuna karşılık, %58 “Evet” oyuyla değiştirilen bu Anayasa’yı bu millet %92’lik Evet oyuyla kabul edilmişti.)
Buna rağmen dava açıldı ve yargılama başladı.
Ama aradan 32 yıl geçmiş, “darbe” suçundan dolayı yargılayamazsın!
Çünkü Sivas Katliamı için uygulanan “zaman aşımı” bile ikiye katlanmış.
Geriye insanlık suçu sayılan muameleler kalıyor.
Hapsedilen, işkence gören binlerce insan…
Bunun için mi açıldı dava?
12 Eylül Hesaplaşması:
Darbelerin ardından “şapkamı alıp giderim” diyen eski siyasilerden Sn. Süleyman Demirel’e soruyorlar, “müdahil olmayacak mısınız?” diye.
“Ben hesaplaşmamı yaptım.” diyor; “Bu millet beni tekrar Başbakan ve ardından Cumhurbaşkanı yaptı!”
Ne şık cevap, değil mi?
Kaseti dokuz yıl daha geriye saralım. 32 yıl beklemişiz madem, 9 yıl da biz ekleyelim. Hesabı toptan görelim. 12 Mart 1971 Muhtırası. Demirel’in şapkasını alıp giderken Denizlerin idam edilmesi için hop oturup hop kalktığı dönemler.
Kimsenin canına kıymamış olan üç genç 6 Mayıs 1972’de darağacında can vermişti. Ya onların hesabını kimlerden nasıl soracağız?
(Çok geç, o dönemin Memduh Tağmaç’ı, Faruk Gürler’i, Muhsin Batur’u, Faik Türün’ü ve Ali Elverdi’si ne yazık ki hayatta değil.)
Ama 12 Mart savcısı Baki Tuğ henüz hayatta...
12 Mart’ın da, 12 Eylül’ünde işkencecileri ayan beyan ortada.
Rütbeli rütbesiz, asker polis ya da sivil kimler iş başındaydı ise, hepsi tutanaklarda. (Daha önce yazmıştım; Mayıs 1981’de Manisa’da sorgudaydım, Emniyet Amir’i Necdet Menzir’di. O dönem işkencesiyle kaç kişi sakat kaldı, binanın üçüncü katından aşağı “düştü” ya da intihara kalkıştı, bilinmiyor mu?)
***
Bunların hepsi ortayken, şimdi kalkmış iki yaşlı muhteremi paşa paşa yargılamaya kalkıyoruz.
12 Eylül’ün cezaevlerini müzeye çevirmeye niyetleniyoruz.
Ulucanlar Cezaevi gibi, yarın Silivri Cezaevi’nin de müze olmayacağı ne malum…
12 Eylül’le hesaplaşmadan önce herkes kendi geçmişiyle hesaplaşmalı.
****
Not: Dün, yıllardır görmediğim Üniversite döneminden bir arkadaşım beni ziyaret etti. Oturup iskeledeki parkta yarım saat sohbet ettik. Ordu’ya geçerken uğramış. Okulda ortak tanıdıklardan söz ettik. Ali adında İran’dan gelen bir arkadaşımız vardı.1978’de mezun olup İran’a dönmüştü. Humeyni iktidarı sırasında dağlarda direnirken, soğuktan donarak öldüğünü söyledi. Biliyordum onun kolayca Molla rejimine boyun eğmeyeceğini. Tıpkı o dönem bizde; içerde ve dışarıda 12 Eylül rejimine boyun eğmeyenler olduğu gibi...)

12.04.2012

Yorumlar Toplam Yorum Yapılmış
    Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılmamış
Bugünkü Gazete Manşetleri
Link Bankası
Hava Durumu